Pazar, Mayıs 08, 2011

Solon'un dediği doğrudur


Herodot daha ilk kitabında Lidya kralı Karun'dan bahsederken bir hikaye anlatır. Karun, bir gezgine, Solon'a mutluluğu sorar. En mutlu insan kimdir? İstediği cevap belli ya, Solon demez de demez. En mutlu sensin demez, sıradan insanların hikayelerini anlatır. Karun önceleri bildiğin sinirlenir, ama sonra, bir kazıkta yakılacakken Solon'un ne demek istediğini anlar. Bir nevi sırra vakıf olmak durumu. Bitmeyecek candan ümit kesilmezmiş gibi, ama devamlılığa başka noktadan bakan bir sır bu. Bir hayatın mutlu olup olmadığını bitmeden öğrenemezsin, bilemezsin, mümkün değildir.

Bunu genelleyemez miyiz? Sonu gelmemiş herhangi bir şey için iyidir, kötüdür diyebilir miyiz? Politik doğruluk namına ve gölgelerin gücü adına, belki iyi gidiyor ya kıçını kaşı nazar değmesin diyebiliriz ya da tütütü düşman başına şimdiye kadar yüzüm gülmedi filan da diyebiliriz. Ahlaki ve dini (yani oldukça sıkıcı) birtakım açılardan da düşmanına bile beddua etme, döner dolaşır yine senin götünde patlar da diyebiliriz. Dilin kemiği yok, her şeyi diyebiliriz.

Bu sıralar çok sosyalim, mastırı da herhalde kediler yapacak, çünkü nisan mayıs ayları gevşer gönül yayları sendromu yapıştı yakama, E okusa are you fuckin retarded or just dumb diyebilir, ama içimde kış uykusundan yeni uyanmış bir ayı hissi var, elimde değil. Hamamda kadınlar nasıl bayılırmış, bunu göstermek istiyorum.

Şu sıralar hayat bana kıyak geçiyor olabilir. Sürekli şarkı türkü söylemem de herhalde hayra alamet. Bu yeni okulda etliye sütlüye, suya sabuna dokunmaz haldeydim, gaste okumak değil, haber portallarına göz bile atmıyordum. Gözlerimi haberlerden çekemez oldum. Siktirip gitmek lazım burdan gibi bişi yükseliyo içimden, sonra onun sesi geliyor, hazır refahlara konmayı kendime yediremedim diyor. Ölünce bu beden nerde nasıl yok olur bilemem ama benim de içimden bu toprakların dibine girmek geliyor. Şuraya iki günlük yazalım dedik, goygoy, laylay, trilaylay dedik. Olmuyor. Zira susmak artık lüks bile değil, saf aptallık. Dokunan yanar, vallahi haklılar ama dokunmayan da yanıyor.

Hiç yorum yok: